3 mins read

Emekçi Halkın Birleşik Mücadelesi Yolunda 1 Mayıs

Mart seçimleri adım adım çöküşe sürüklenen siyasal İslamcı faşizmin net bir yenilgisi oldu. Kazanan ise Rejime kesintisiz bir biçimde direnmeyi sürdüren her koşulda yeniden ayağa kalkmayı başaran toplumun birleşik hayır iradesi; muhalefet güçlerinin mücadelesi oldu.

Mayıs seçimleri sonrasında dağılmış ve parçalanmış muhalefete rağmen, açlığa ve sefalete sürüklenen milyonların bu rejimden kurtulma iradesiyle kazanılan başarı, çürümüş rejimin yenilmeye mahkûm olduğunun da göstergesi oldu. 


*
CHP bu toplumsal tepkinin sandıktaki adresi olarak kırk yıl sonra birinci parti olurken; iktidar cephesine kayan İYİP’le birlikte AKP ve MHP eskisi sağ partilerin tamam da Cumhur İttifakı’nın yenilgisinin ortağı oldular. 

Böyle bir sonuç kuşkusuz ki Mayıs seçimlerinin yarattığı karamsarlığın dağılması ve rejimin gücünün sınırlanması bakımından önemlidir. Bununla birlikte seçim sonucunun iktidarın mutlak sonu anlamına gelmediği de açıktır. 

2019 yerel seçimlerinde benzer bir yenilgi sonrasında, Cumhur ittifakı dört yıl sonrasında konulan sandıktan koltuğunu korumayı başardı. Kuşkusuz bunda emperyalizmin tercihlerinin ve muhalefet cephesinin şimdiye kadar her kritik eşikte yaptığı büyük yanlışların da etkisi çok büyük. Bu nedenle geçen bu sürecin dersleri akılda tutularak, bunları aşacak bir irade ortaya konulmadan kazanmak hiç de kolay olmadığı bilinmelidir. 

DEM’in seçim sonrasında Van’da kazanılmış olan iktidarı gasp etme girişimine karşı gösterdiği halk direnişi bu anlamda örnektir. Önümüzdeki dönemde ancak böyle mücadelelerin çoğalması durumunda iktidarın yenilgiye uğratılabileceği hep akılda tutulmalıdır. 

*
Mayıs 2023 seçimlerinde emperyalizmin açık desteğiyle iktidarda kalan AKP’nin 31 Mart tarihi itibariyle geriye itildiği, hamle üstünlüğü konusunda zaafa uğradığı çok açık. Ama bu üstlendiği görevden ve elindeki yol haritasından vaz geçtiği anlamına gelmez. ABD-NATO ekseninde yeni görevlerle işlevlenerek ve sermayenin sömürü politikalarını tavizsiz uygulayarak sürdürmeye çalışacağı daha şimdiden görülüyor.

CHP ve düzen muhalefeti yerel seçimlerde yükselse de derinleşen toplumsal bunalım karşısında toplumun acil taleplerine yanıt vermekten uzak. Kaldı ki emperyalizme ve sermaye politikalarına köklü bağlılıkları iktidarın politikalarına alternatif olmanın önündeki en büyük engel olmaya devam edecek. 

*
Bu koşullarda toplumdaki büyüyen tepkilerin örgütlü ve birleşik bir mücadele içinde geliştirilmesi en önemli ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Sosyalist solun seçimlerde ortaya koyduğu rekabetçi tutumlarla birlikte popülist burjuva siyasetlerine dayanan anlayışlarıyla böyle bir görevin başarılamayacağı açık. 

Parlamento eksenine sıkıştırılmış siyasetin ötesine geçilerek, tabanda güç kazanmayı ön plana alacak, bu doğrultuda her geçen gün biraz daha sefalete sürüklenen emeklisi, işçisi tüm emekçi halkla bütünleşerek; gençliğin ve kadınların yeni bir siyaset arayışına yanıt verecek devrimci inisiyatifleri, toplumsal örgütlenmeleri geliştirerek gerçekten kazanmanın yolları bulunabilir.

*
Sosyalist sol hareket bu çöküşe sürüklenen rejimin karşısında toplumsal bunalımın her geçen gün derinleşerek yaratacağı büyük sorunların örgütlü bir halk muhalefetine dönüştürmeyi başaracak şekilde kendisini geliştirebildiği oranda ülkenin yakın geleceğinde söz sahibi olabilecektir. 

Toplum içinde örgütlü devrimci inisiyatiflerin reel siyaset düzlemine etkili müdahaleleri olmaksızın bu kötülük iktidarının yarattığı karanlığın ülkenin üzerinden sökülüp atılması mümkün değildir. Yarınlarımızın tarikat, cemaat, çete, mafya ve bir avuç soyguncunun ve emperyalizmin pençesinden kurtarılmasının başka yolu da yoktur. 

Şimdi toplumda bir kez daha yükselen kazanma iradesini örgütlü mücadeleye taşıyacak bir süreç için ileriye atılmanın zamanıdır.

Şimdi bu karanlığa boyun eğmeyenlerin örgütlü devrimci hareketini yaratma yolunda; halkın yükselen talepleriyle kitlesel ve birleşik bir 1 Mayıs’ı örgütleyerek mücadeleyi geliştirme zamanıdır. 

Bugün başta emek örgütleri olmak üzere tüm emekten yana güçlerin birincil sorumluluğu 1 Mayıs’ı işçilerin, emeklilerin, tüm yurtsever emekçi halkın birleşik eylemi olarak örgütlemek olmalıdır!

1 Mayıs meydanlarında teslim olmayan milyonların yarınlara daha güçle sahip çıkacağı bir mücadele çağrısına dönüştürerek; SOL’un parlayan yıldızını yükselterek yürüyelim.

Previous Story

İslamcı Faşizme Dönüşen Cumhuriyet

Next Story

Geçmişten Bugüne Filistin Mücadelesi ve Sol

Son Yazılar

Yumruklu Yıldıza Saygı

Yıllar geçtikten sonra hala geçmiş devrimci hareketi orasından burasından çekiştirmek yerine, yumruklu yıldızın yolundan giderek, dünyanın

Seçimlerde Sol

Sınıflar mücadelesinin dinamiklerini hesaba katmayan, siyasal mücadeleyi egemen klikler arası bir mücadeleye indirgeyen bir bakış açısı

Halkın Gazetesi Demokrat

“DEMOKRAT, halka ait olan ne varsa, halkın aydınlık geleceğine, iyiye, güzele, doğruya, kardeşliğe, özgürlüğe ait ne

Yaparsan Yol Olur

Seçim sonuçlarının kendiliğinden ülkenin geleceği açısından tek adam rejiminden kurtuluşa götüremeyeceği; sürecin devrimci bir dönüşümün yolunu